24 Kasım 2010 Çarşamba

e-kitap kapak tasarımı - online e kitap kapağı yapmak

Bir e-kitap yazayım diyorum ama şöyle afilli de bir kapak tasarımı olsun istedim. aradım baktım sıkıntıkar yaşadım. hemen notumuzu alalım dedim.

şimdi öyle çok fazla site yok. Program falan indirmekte sıkıntılı işler..

en güzel örnek için tıklayın


hoop bu adresten ücretsiz olarak 5 farklı çekilde e-kitap kapak tasarımı yapabiliyoruz.

daha prfesyonel bir şeyler isterseniz bilemem ama benim işimi gördü..

çok basit bir şey istiyorsanız da...


bu adresi kullnabilirsiniz. :)))

hadi kolay gele..

23 Kasım 2010 Salı

sms servisleri, eğlence servisleri, katma değerli servisler - vas

evet efenim bu smsm ile yapıaln her türlü eğlence bilgi vs.. gibi servislere, katma değerli servilser deniyormuş.

ecnebicesi VAS ( value added services) imiş.

bunların pazardaki payları giderek büyüyor. Zaten yaşam formumuz da giderek mobilleşiyor.

5-10 seneye kalmaz, kredi kartlarının yerini dahi cep telefonları alaak gibi görünüyor.

özellikle, internet üzerinde kredi kartlarının çalınması, kopyalanması, ssl sertifikaları gibi güvenlik problemleri, sanal posların maliyetleri de dikkate alındığında, internet üzerinde gelecekte mobil ödeme favori olacak kanaatindeyim.

kredi kartı mağdurları gibi, mobil ödeme mağdurları da olur mu bilinmez.

mobil ödemenin gelişmesi ile birlikte, babalarının telefonlarından alışveriş yapan çocuklarında artacağı şüphe götürmez gerçeklerden biri..

düşünüyorum da..

bankalarla, telefon operatörleri aralarında yapacakları protokollerle b iki hizmeti birleştirecek, ve mobil ödemelerde de şifre uygulamasına geçilecek.

ama ben şimdiden yazıyorum..

internet üzerinden yapılan ticeret, mobil ödemeye doğru hızla gelişiyor.

22 Kasım 2010 Pazartesi

2009-2010 2 yılda sadece turkcellden 500.000 iphone

22 kasım tarihli hürriyet gazetesinde rastladığım bir haber bu..

sadece turkcell aracılığı ile satılan i phone sayısı bu

500 000 ..

yürü beeeeee..

memlekete bak..

sadece turkcell phone kullanan sayısı 500.000

iyi para var bizde.


i phone4 zaten 2 günde 30.000 satmıştı..

işte istatistik, işte rakamlar.

Klasik ericsson melodisi ( karışık) ( mix )

zamanında ericsson melodisi vardı. 90 lı yılların sonunda, dıı rııı rııt diye çalardı.

herkes de onu kullanırdı zira o dönem çok fazla da seçenek yoktu. Çok da severdim ben o melodiyi. neyse efenim lafı uzatmayayım. Şu anda bunu mp3 olarak bulup melodi yapabilir miyiz diye düşündüm.

aradım bulduuuumm...

buyrun..

http://www.ldmstudio.com/mp3-ringtones/free-real-tones.php?id=1059

8 Eylül 2010 Çarşamba

Bayrım arifesi Mesai Kavramı

bugün arife günü. sabah annem kalk kalk diye zorluyor.

diyorum ki bugün arife değil mi
evet diyor..

ee yarım gün değil mi ?

evet diyor..

ben 2. yarıda oynamak istiyorum diyorum...

tamam yarım gün eyvallah ama neden sabahtan öğlene ki...

ben uyumak istiyorum..

öğlenden akşama olsun istiyorum mesai.

seçim hakkı istiyorum...

bu da bir bakış açısı değil mi ?

1 Eylül 2010 Çarşamba

Foto Albümü Yerine Foto Kitap.

diye bir site var..

üyelik olmadan fotolarınızı kitap dergi haline getirebiliyorsunuz.

bir bakın derim..

fiyatlar makul geldi ..

18 Ağustos 2010 Çarşamba

İtiraflardan seçemeler bak sen şunlara yaaa

Bölük komutanının yanına koşarak gelip çakı gibi bir selam verdikten sonra heyecanla "Beni arzu etmişsiniz komutanım" diyen ve yüzbaşının "Seni ne arzu edecem lan!" kükremesiyle yollara düşen Mehmetçik için kocaman bir alkış lütfen...

İlk genelev deneyiminde heyecandan ne yapacağını şaşırıp, kadına; ''Bakire misiniz?'' diye soran ben mi, yoksa; ''Evet bakireyim, kendimi sana sakladım.'' diye cevap veren hayat kadını mı alkışı haketti karar veremedim....

Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı?

İşyerime arkadaşım ziyarete geldi. Ne içmek istediğini sorduğumda çay cevabı ile 5-6 metre uzakta olan askerime, 2 işareti yapıp çay karıştırma hareketini yaptım. Asker olduğu yerde 2 kere döndü. Bir an arkadaş koptu, ben şaşkın...

Fazla kilolarından şikayet edip, akupunktura gitmeye karar veren tombik anneme babamın yorumu: "Sana bu saatten sonra inşaat çivisi çaksak fayda etmez hanım..." O günden beri küsler, barışmalarını bekliyoruz.

Geçen akşam bozuk olan laptopla uğraşırken, babamın; "Hadi artık bitmedi mi?" lafını her 5 dakikada bir tekrarlaması, annemin; "Sana ne be adam, fişi senin g.tüne mi takılı?" sorusu ile son bulmuştur.

Annem babamın içki içmesine tepki gösterir her zaman. Babam arkadaşlarıyla içerken bir gün arkadaşı "Maydonoz al, yenge anlamaz." demiş. Ve gecenin bir yarısı bizi gülme krizine sokan son. Ayakta zar zor duran bir baba ve elinde bir demet maydonoz...

Elindeki bıçakları satabilmek adına "Bu bıçakla her şeyi yapabilirim, bu mümkün!" diyen kapıdaki pazarlamacıya dayımın "Üstüne de oturabilir misin peki?" şeklindeki sorusu susmak bilmez pazarlamacıyı konuşamaz duruma getirdi.

Ağrıyan dizim için devlet hastanesine gidip gelirken, sıraydı, randevuydu, röntgendi, MR'dı, kan tahliliydi koştururken günler geçti ve ben sonuçları doktora gösteremeden dizimin ağrısının geçtiğini farkettim. Tıp ilerledi dedikleri bu olsa gerek!

Everest’in eteklerinde İrlanda ikinci lig takımlarının flama ve bayraklarının dahil olduğu bara, bizden de olsun, Türk dokusu bulunsun diye astığım Fenerbahçe formamın üzerine “.......... Fener!” yazan eleman, Allah belanı versin.

Hayatımda ilk kez, bugün kaşlarımı düzelttirmek için berberime, "Ali Abi, bu kaşları düzeltebilir misin?" dedim. "Ne demek, bütün ibnelerinkini ben düzeltiyorum zaten." dedi. Peki ben kaşları düzelttirdim mi? Düzelttirdim. Bahşiş de bıraktım mı? Bıraktım. Bir daha Ali Abi'ye gider miyim? İbnelik değil mi, gitmem artık!

Babamın karşı komşusu hakkında yorumu: "Bu adam da çok kılıbık. Ben ne zaman balkonu yıkasam, o da çamaşır asıyor." Canım babam, eski kazak erkeklerden kim kaldı senden başka!

Haftanın 5 günü dışarıdan yemek isteyen, geri kalan iki günde de makarna ve tavuk dışında bir şey yapmayı beceremeyen karım, dün akşam Yemekteyiz programına başvuracağını söyledi. Hala gülüyorum...

Bir tanıdığımızın 10 yaşındaki oğlunun Google'da arattığı cümle: "Çıplak kadın resimleri". Çıkan sonuçlar beklentisini karşılamamış, kendisini memnun etmemiş olacak ki azmetmiş, aramaya devam etmiş: "Çırılçıplak kadın resimleri!"